Kıdem tazminatı! İşçi ve işvereni yakından ilgilendiriyor! | intHaber.com

SON DAKİKA

intHaber.com

Kıdem tazminatı! İşçi ve işvereni yakından ilgilendiriyor!

GoogleNews Abone ol
Kıdem tazminatı! İşçi ve işvereni yakından ilgilendiriyor!
Bu haber 10 Nisan 2021 - 17:25 'de eklendi

Yaş dışında prim gün sayısını ve sigortalılık süresini dolduranlar kıdem tazminatını alıp işinden ayrılabiliyor! 

Kıdem tazminatı, çalışan için toplu para ve bu parayla önemli ihtiyaçların karşılanması anlamına geliyor. İşten çıkarılanlar 1 yıl ve üzeri çalışma süresi varsa kıdemini alıyor. Askerlik, evlilik ve emeklilik gibi durumlarda işten çıkarılmadan, çalışanın kendi rızasıyla ayrılması durumunda da kıdem tazminatı hakkı doğuyor. Bunlardan özellikle emeklilik hakkıyla kıdem tazminatı hakkı merak ediliyor. Emeklilik hakkıyla kıdemde 3 farklı uygulama var.

9 EYLÜL SONRASI HESAP

8 Eylül 1999’dan önce ilk kez sigortalı olup da 15 yıl 3600 gün sigortalılık süresini dolduran yani yaş dışındaki emeklilik şartlarını yerine getiren işçiler, SGK’dan ‘kıdem tazminatı alabilir’ yazısını temin ederek işverene verip, istifa ederse kıdem tazminatı alabiliyor. 9 Eylül itibarıyla işe girenlerde ise 25 yıllık sigortalılık süresi ve en az 4500 gün prim ödeme şartı aranıyor. 25 yıllık sigortalılık süresini aynı işyerinde tamamlamak da gerekmiyor.

7000 GÜNLE DE MÜMKÜN

8 Eylül 1999’dan sonra sigortalı olanlar ayrıca 7000 gün primle de kıdem alabiliyor. 7000 günü tamamlayan kadınsa 58, erkekse 60 yaşını tamamlamak koşuluyla emekli olabiliyor. Dolayısıyla burada sigortalılık süresi aranmıyor. Yani SGK’da kaç yıl kayıtlı olduğuna bakılmıyor. Bir başka deyişle 19 yıl 5 ay 10 gün prim ödeyenler SGK’dan yazı alıp çalıştığı yerden istifa ederek kıdem tazminatını yasal olarak alabilir.

SGK’DAN YAZI ALIP AYRILDI AMA…

Çalışanların yasal olarak bu hakkı olmasına rağmen işverenler durumu zorlaştırıp kıdemi ödemeyebiliyor. Peki çalıştığı yerden ‘emekli olacağım’ diyerek kıdemini alan başka yerde çalışabilir mi? Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin 5 Kasım 2020 tarihli kararı bu konuda emsal niteliğinde. Davaya konu olay şöyle gelişti: Bir şirkette 2008-2015 yılları arasında yönetici olarak çalışan işçi, 4 Eylül 2015 tarihinde 15 yıllık sigortalılık süresi ve 3600 prim gününü tamamladığına dair SGK’dan yazı alarak işverene sunduğu halde kıdem tazminatını alamadığı için iş mahkemesinde dava açtı. İşveren de işçinin iş akdini haksız bir şekilde tek yanlı iradesi ile sona erdirdiğini, kanundaki haktan yararlanmak için iş akdini feshetse de asıl amacının başka bir işyerinde çalışmak olduğunu, kanuna karşı hile yapmak suretiyle hak etmediği halde kıdem tazminatı talep ettiğini belirterek talebe itiraz etti.

İŞ MAHKEMESİ REDDETTİ

İş mahkemesi, işçinin iş akdinin sona erdiği 4 Eylül 2015’ten önce farklı bir şirkete iş başvurusunda bulunduğunu, 14 Eylül’de yeni işyerine başladığını, dava açtığı işverenin işyerinde çalışmaya devam ederken yeni işyerine verilmek üzere evrak topladığını, yasanın tanıdığı hakkı kötüye kullandığını gerekçe göstererek kıdem tazminatı talebini reddetti. Çalışan bu kararı temyize götürdü.

YASADA BİR ENGEL YOK

Temyiz başvurusunu görüşen Yargıtay’dan şu karar çıktı: “1475 Sayılı Kanun ile işçinin emeklilik konusunda yaş hariç diğer kriterleri yerine getirmesi halinde kendi isteği ile işten ayrılması imkanı tanınmıştır. Başka bir anlatımla, sigortalılık süresini ve prim ödeme gün sayısını tamamlayan işçi, yaş koşulu sebebiyle emeklilik hakkını kazanmamış olsa da işyerinden ayrılabilecek ve kıdem tazminatına hak kazanabilecektir.”

HİLE OLARAK DEĞERLENDİRİLEMEZ

Kararda ayrıca, işçinin yasadan doğan bir hakkı bulunduğuna dikkat çekilerek, daha sonra başka bir işverene ait işyerinde çalışmaya başlaması, ayrılmadan önce diğer işyeri ile görüşmesi ve hatta sözleşme yapmasının kanuna karşı hile olarak değerlendirilemeyeceği kaydedildi. (Posta)

Kıdem tazminatı! İşçi ve işvereni yakından ilgilendiriyor!
ABONE OL
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER